İstanbul,
24
Aralık
2020
|
15:54
Europe/Amsterdam

Dijital Dönüşüm Neden Teknolojiden Çok İnsanlarla İlgili?

Dijital stratejilerin gerçekten başarılı olmasını sağlamak için insan merkezli bir yaklaşıma sahip olmak hayati önem taşıyor. Peki gelenekleri yıkmak ne kadar kolay?

Profesyonel bir çalışan olarak, dijital dönüşümü uygulamaya koymak günümüzde oldukça kolaylaşmış durumda. Bu dönüşüm yalnızca daha iyi üretkenlik ve maliyet tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda hali hazırdaki COVID-19 sorunu ve bunun sonucunda zorunlu çalışma / evden satın alma kurulumları karşısında temel bir strateji konumunda. Ancak dijital dönüşümü gerçekleştirmek, ağ güvenliğini kurmaktan veya yazıcınıza uzaktan erişmekten daha fazlasını kapsıyor. Kuruluşunuz bir bütün olarak bu dönüşümü desteklemek, herkesin ihtiyaç duyacağı yeni yeteneklerin geliştirilmesine yardımcı olmak ve işletmenin kültürü ve yapısı üzerindeki etkisini anlamak zorunda. Kısacası; başarılı dijital dönüşüm yüzde yüz insanla ilgili bir kavram.

Pandemiden önce tüm lider şirketler dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğunun farkına vardılar ve dönüşüm için kesin planlar hazırladılar. Ancak, bu planlar herkese uyan tek bir plan biçiminde değildi. Her işletme, bütçesini ve hızını endüstri ve şirket özelliklerine göre belirleme yolunu seçti ve çoğu durumda strateji, yeni araçlara ve çalışma şekillerine doğru adım adım ilerlerdi. Ardından başlayan pandemi süreciyle birlikte dönüşümün hızlanması gerektiği gerçeğiyle yüzleşildi. Uygulanan kısıtlamalar ve genel sosyal mesafe önlemleri ile fiziksel ofis artık binlerce işletme için sadece bir rüyaydı. Birçok şirket sadece birkaç gün içinde uzaktan çalışma sistemine geçmek zorunda kaldı.

Pandemi Dijital Dönüşüme İvme Kazandırdı

Hiç şüphe yok ki dijital dönüşüm süreci neredeyse tüm çalışanlar için oldukça sancılı oldu. Ancak zorunluluklar, insanların zaman içinde dönüşüme entegre olmasını kolaylaştırdı. Şirketler, virüsün yayılmasından çok daha uzun süre önce dijital dönüşümü artırmak için çalışanları, ortakları ve paydaşlarıyla birlikte çalışsa da, pandemi uzaktan çalışmaya geçişin çok daha hızlı olmasına yardımcı olan bir katalizör görevi gördü. Ayrıca müşterilerine neredeyse yüzde yüz dijital deneyim yoluyla hizmet vermekten başka seçenekleri olmadığı için hızlı bir şekilde adapte oldular.

İlk Adım Atıldı, Peki Sonrası?

Dijital dönüşüm için artık bu ilk hamle geldiğine göre, bu yolda devam etmek çok büyük önem taşıyor. Şirketlerin rekabetçi kalabilmek için pazarda nerede olmaları gerektiğini anlamaları gerekiyor. Peki dijital dönüşüm için atılan bu adım, nasıl devam ettirilmeli?

Dönüşüme devam etmenin belki de en kilit noktası; yetenek çevikliğinin gelişmesi olarak gösteriliyor. Nick Gidwani, Pathgather için bir makalesinde yetenek çevikliğini şöyle tanımlıyor: "Bir şirketin, organizasyon içindeki yetenek kompozisyonunu hızlı ve uygun maliyetli bir şekilde değiştirme yeteneğidir. Yetenek oluşturmak ve geliştirmek için gereken tüm araçları hesaba katmak gerekir: öğrenme ve geliştirme, yetenek edinme ve elde tutma ve bunları dahil etme." Yetenek havuzunuz ne kadar çevik olursa, işletmeniz yeni pazar zorluklarını ele almak, yeni ürünler ve hizmetler sunmak ve rekabeti savuşturmak için kendini sürekli olarak yeniden şekillendirebilir.

Unutmayın, Artık Dönüş Yok

Dijital dönüşüm gibi önemli bir değişiklik sırasında çalışanların bir dereceye kadar geri adım atması normal karşılanabilir, çünkü alışılan çalışma biçimleri çalışanlara konfor alanı yaratır. Ancak unutmayın ki artık geri dönüş yok. Dünya değişiyor, gelişiyor ve onunla birlikte değişmek sadece bize bağlı. Öne çıkmak için, geri adım atmanın sizi kontrol etmesine izin vermek yerine, bilinçli olarak ihtiyaçlara göre dönüşüme cevap vermenizi sağlayan müşteri ve çalışan merkezli bir kültür oluşturmak, sizi yarınlara hazırlayacaktır.

Kaynak:
https://www.entrepreneur.com/article/360758
Baskıya hazır kopya

Epson Hakkında

Global, lider bir teknoloji şirketi olarak Epson, bilgiyi verimli teknolojilerle birleştirerek insanların hayatında vazgeçilmez olmayı hedeflemektedir. Şirket, mürekkep püskürtmeli baskı teknolojilerinin yanı sıra, görsel iletişim, giyilebilir ve robotik teknolojilerdeki yenilikleri insan hayatına adapte etmeye odaklanmaktadır. Epson ayrıca Birleşmiş Milletler’in kalkınma hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir bir toplum üzerine yaptığı çalışmaların ve katkılarının büyük gururunu taşımaktadır.

Japonya merkezli Seiko Epson Corporation liderliğindeki Epson Grup, yıllık 1 trilyon JPY’den fazla satış gerçekleştirmektedir. global.epson.com

Çevre Vizyonu 2050 - eco.epson.com